Geleceğimizin teminatı olan evlatlarımızdan bahsetmek istiyorum. Genel olarak gençlerimizin durumuna baktığımızda, her yönüyle ciddi sıkıntıların olduğu açıkça ortada. Son yıllarda bazı olumlu gelişmeler olsa da olayın geneline bakıldığında durumun hiç de iç açıcı olmadığını hepimiz yakinen görüyor ve izliyoruz.
Peki, sadece gençlerimizin durumu mu vahim derseniz, tabii ki hayır. Aile yapıları içten içe çatırdamış. Orta kuşak olarak bizler, çoluk çocuğumuza sahip çıkamaz hale gelmişiz. Herkes kafasına göre bir hayat yaşıyor. Küçüğün büyüğe saygısı yok, büyüğün küçüğe sevgisi kalmamış. Yani ne etliye ne de sütlüye karışan var misali… Hiç kimsenin tarif edemediği bir durumla karşı karşıyayız.
Bu kadar aymazlık, bu kadar vurdumduymazlık, bu kadar özünden kopma nedir, anlamış değilim. Sanki herkes halinden memnun. Müslümanlığı ve dürüstlüğü kimseye bırakmayan anne babalar da bundan memnun. En azından tepkini ver, duruşunu göster. Yaptıramıyorsan da tepkini koy.
Çok üzülüyorum geleceğimizin teminatı olan gençlerimizin bu durumunu görünce. Biz ne hale geldik? Ben kendimden ve ailemden sorumluyum. Allah bana toplumdan değil, kendimden ve ailemden hesap soracak.
Bizim işimiz başkalarını eleştirmek değil; kendi nefsimizden başlayarak ailemizi ve etrafımızı ateşten korumaktır. Bireysel anlamda işin özü bu.
Allah’a emanet olun dostlar.
