Her zaman bir tartışma konusudur aslında: İnsan olmak mı, adam olmak mı?
Her canlı anadan insan doğar, ama adamlık sonradan kazanılsa gerek. Bu vasfı kazanamayanların vay haline! Aslında adam olmamak ile adam olamamak çok farklı şeylerdir.
Bazı insanlar vardır ki ne yaparsan yap onlardan bir şey olmaz. Bir kibir, bir şımarıklık, bir ukalalık… Görmeyin gitsin! Sanki tepeleri ben yarattım edasındadırlar. Görmezler ki bir cehaletin gölgesinde yürürler, hatta babalarını bile tanımazlar. İşte böyledir sonradan görmeler ve hiç görmemişlik.
Ama bilmezler ki insanı insan yapan onun aklıdır, fikridir. Bir insanın okuma özelliği olacak, okuduğunu anlama özelliği olacak, anladığını yorumlayabilecek. Bunları yapamayan insan, gaf üstüne gaf yapar.
Feraset sahibi insanlar ise böyle yapmaz, yapamaz. Onlar hâl adamıdır. Adamlık, beylik kolay olmaz. Herkes saygın kişi olamaz, makamın kıymetini bilemez.
Kendini kurnaz zannederek kerameti kendinde görenler bilmezler ki kendisini imtihan eden bir sahibi var.
Sevgiyle kalın…
