Bu ülkede kadınların iyi bir hayat yaşama ihtimali bir erkeğin iyi bir hayat yaşama ihtimali kadar yüksek değil.
Kadının ismini alabilmesi için bir sıfat eklemesi gerekir. Kadın cerrah, kadın mimar, kadın belediye başkanı, kadın subay gibi. Bu sıfatları eklemezsek kadın aklımıza gelmez. Çünkü kadının erkek gibi adı yok. Erkek gibi kadın, hanım hanımcık, anamız, bacımız, kızımız gibi. Kadına kadınlık dışında tüm sıfatlar eklenecek.
Kadın anadır, kadın çocuktur, kadın emekçidir. Bir kaç kelimeye sığdırıp bir kalıba sokabileceğiniz bir kavram değildir. Duygularıyla, hareketleriyle duruşuyla çalışkanlığı ile var olmuştur. Kadın yaratılıştan beri hep vardı. Dünya tarihi boyunca kadınlar hep mücadele ile var oldu. Kurtuluş Savaşı’nda Kara Fatmalar, Nene Hatunlar, Sabiha Gökçenler ve daha niceleri. Ama geldiğimiz bu son nokta ne kadar üzücü ve utanç verici. Son yıllarda artan kadın cinayetleri ve kadına şiddet hızla devam ediyor. Maalesef kadının canının değeri kalmadı.
Her sabah gördüğümüz manşetler aynı, boşanmak isteyen kadın eşi tarafından öldürüldü. Alkolik koca eşini darp etti. Sevgili olmak istemediği genç adam tarafından bıçaklandı ve daha niceleri bizim okuyup geçtiğimiz hikayelerin arkasında kalan gözü yaşlı çocukların annelerin, babaların, kardeşlerin en büyük ve en acı gerçeği.
Oysa kadın kimseden bir şey beklemedi, sadece değer ve saygı görmek, bir de YAŞAMAK istedi..
