Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya

İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından Mansur Yavaş’tan ilk açıklama!

ABB Başkanı Mansur Yavaş, İBB Başkanı İmamoğlu hakkındaki tutuklama kararı sonrası konuştu. “Hukuk sistemimiz adına utanıyoruz” diyen Yavaş, soruşturmaların siyasi boyutuna dikkat çekerek yaşananların ülke adına utanç verici olduğunu söyledi

ABB Başkanı Mansur Yavaş,

“BU YAPILANLAR ÜLKEYE KÖTÜLÜK”
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından yaptığı ilk açıklamada, “Bu yaşananlarla emekliye verilmesi gereken, asgari ücretle bile ödenmeyen paralar, hukuksuzluk nedeniyle bir günde yok olup gidiyor. Bu, yapılması gereken bir şey değil ve kimsenin buna hakkı yok. Ne yazık ki, bu tür tasarruf tedbirleri adı altında dar gelirli vatandaşların üzerine yeni yükler getirilmesi bu ülkeye büyük bir kötülük. Aynı zamanda yabancı sermaye çıkışı başladı, iş adamlarımız merkezden yurt dışına yatırımlarını taşıyor. Bu durumda biz kendimizi düzeltemeyiz. Hukukun üstünlüğü yoksa, adaletin güvenildiği bir yargı sistemi yoksa, sonuçlar ortada.

“KAYYUM ATANSI İÇİN YAPILAN ÇALIŞMAYDI”
Ben, kayyum atanmaması kararına sevindim. Çünkü yapılan uygulamalara bakıldığında, kayyum ataması için bir çalışma yapıldığı izlenimi vardı. Umuyorum ki bu karar, itirazlarla bozulur. Çünkü her şey, masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkı gibi temel hakların hiçe sayılmasıyla bir noktaya geldi. Bu hükümet, adalet reformu yapıyoruz diye defalarca tutuklu yargılamanın istisna olması gerektiğini söylemesine rağmen, şimdi bizzat bunu uygulayan bir duruma geldi.

“İTİBARSIZLAŞTIRMA ÇABASI”
Gördüğünüz gibi, bazı gizli tanık beyanlarına dayalı sorular var. Mesela şu tarz sorular olabilir mi? “Bu şahısla 290 defa konuşmuşsunuz, çok konuşmuşsunuz.” Benzer şekilde, bazı sorular da ailevi durumları hedef alıyor” “Ailenizde terörle bağlantılı biri var mı? Varsa, görürsünüz zaten.” Bu soruların amacı nedir? Yurt dışına izinsiz çıktınız mı? Kaçak çıkış yaptınız mı? Bu tür sorular, anlaşılır gibi değil. Zaten, ifade için çağrılması gereken biri, daha önce iki-üç defa çağrılmasına rağmen, evine 20 polis aracıyla baskın yapılıyor ve görüntüler servis ediliyorsa, bunun amacını görmek zor değil. Bu durum, başlı başına bir irtibatsızlaştırma çabası olduğunu gösteriyor.

“TARAFSIZ YARGIYA İHTİYACIMIZ VAR”
İşte bu yüzden erken seçim talep ediyoruz. Bir araya gelmemizin nedeni de bu. Ülkemizi hukukun üstünlüğüne dayanan ve kuvvetler ayrılığını tam anlamıyla uygulayan bir ülke haline getirmek için çaba sarf ediyoruz. Hepimizin ortak çabası bu. Artık bu ülkeni hukuksuzluktan kurtulması gerekiyor. Gerçekten tarafsız ve bağımsız bir yargı sistemine ihtiyacımız var. Bu çok zor bir şey değil. Bunun için iktidarın bunu istemesi gerekiyor.

“ARTIK SON DAMLA OLDU”
Gençler artık bunu istemiyor. Bütün dünyayı görüyorlar, bütün dünyanın gençlerini görüyorlar, ülkedeki hukuksuzluğu da fark ediyorlar. Şunu net bir şekilde söyleyebilirim ki, meydanlara çıkan gençler artık bu işin sadece Ekrem İmamoğlu’nun işi olmadığını söylediler. Bu, artık son damla oldu. Ancak asıl mesele, yaşadığımız yerde, okullarda, iş yerlerinde her alanda bir hukuksuzluk yaşanıyor ve gençler buna isyan ettiler. Dolayısıyla sokaklara çıkan insanlar, hak ve adalet arayışlarının doğal bir sonucu olarak bu direnişi gösterdiler.

“GENÇLER HAK ARAYIŞLARINDAN VAZGEÇMEYECEKLER”
Yapılan bu direniş ve protestolar, gençlerin anayasal haklarını kullandıklarını ve herkesin gözünü açtıklarını göstermiştir. Belli ki gençler, haklarını aramaktan vazgeçmeyecekler. Bu, hukuksuzluk karşısında bir başlangıçtır. Toplumda hak arayan gençler, bundan sonra en ufak bir haksızlık karşısında meydanlara çıkarak açıkça haklarını savunacaklarını göstermiştir. Bu çok önemli bir gelişmedir.

“BU YASAYI ÇIKARANLARIN KENDİ ALEYHİNE KULLANILABİLİR”
Ben gerekçeleri görmedim henüz. Kaçma şüphesi gibi durumlar, adli kontrolle ve yurt dışına çıkma yasağı koyarak engellenebilirdi. Bunlar aslında işin bahanesi gibi. Delil karartma iddialarına gelince, zaten kişinin ehliyeti var. Gerçekten merak ediyorum çünkü burada gizli tanıkların ifadeleri var. Bu ülkede, herhangi birisiyle husumeti olan bir kişinin gidip “Ben gizli tanıklık yapacağım” diyerek herkese her türlü iftirayı atması mümkün. Öncelikle, gizli tanıklık sisteminin ortadan kaldırılması ve yeniden düzenlenmesi gerekiyor. Çünkü bu tür uygulamalar, yarın bu yasayı çıkaranların aleyhine kullanılabilir. Hukukun dışına çıkmamamız gerekir.

“SORUŞTURULMAKTAN KAÇINMIYORUZ, KORKACAK BİR ŞEYİMİZ YOK”
Bugüne kadar hiçbir Cumhuriyet Halk Partili başkanın yargılanmaktan veya soruşturulmaktan kaçındığını görmedik. Şu ana kadar bana onlarca müfettiş geldi, iç denetimimiz ve müfettişlerimiz de sürekli denetim yapıyor. Korkacak bir şeyimiz yok. Buradaki mesele, aslında bir kumpas kurulması. Kumpas kurmak isteyenler elbette bunu yapabilirler, fakat alnımız açık, geldiğimiz günden beri açık ihaleler yapıyoruz. Harcamalarımızı şeffaf bir şekilde vatandaşlarla paylaşıyoruz. Bizim amacımız, şatafatın, yolsuzluğun ortadan kalktığı, lafın ve gösterişin bir kenara bırakıldığı bir ülke yaratmak. Çünkü bu tür olumsuzluklar, açlık ve fakirlik olarak geri dönüyor. Hukuksuzluklar da, daha fazla fakirlik olarak karşımıza çıkıyor.

“BEDELİNİ İNSANLAR ÖDÜYOR”
Bugün Ankara’da 210 bin civarında adliyeye destek oluyoruz. O insanların hiçbirinin suçu yok. Beceriksiz hükümetler, adil vergi toplama ve acil gelir kaynakları oluşturma konusunda hiçbir şey yapmadı, ve bunun bedelini bu insanlar ödüyor. O çocuklar bu yükü taşıyor. Biz de sosyal demokrat belediyeler olarak, hükümetin eksikliklerini ve hatalarını düzeltmek için çalışıyoruz. Dolayısıyla Türkiye’de artık her şey mümkün, ancak bu bir işaret oldu. Herhalde bundan sonra bu tür şeyler kimseye cesaret veremeyecektir” ifadelerini kullandı.