Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, tarım ve hayvancılığı geliştirmek amacıyla hayata geçirdiği “Yem Bitkisi Tohumu ve Gübre Destek Projesi” kapsamında çiftçilere mısır tohumu ve taban gübresi desteği sağladı. İzmit Akmeşe Tarım Kredi Kooperatifi’nde gerçekleşen destek töreninde 112 çiftçiye 6 ton mısır ve 62 ton gübre dağıtımı yapıldı.

PROTOKOL VE ÇİFTÇİLER KATILDI
Gerçekleştirilen dağıtım etkinliğine; Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, AK Parti İl Başkanı Şahin Talus, AK Parti İzmit İlçe Başkanı Halil Güngör Dokuzlar, Tarım Kredi Bölge Müdürü, İzmit Ziraat Odası Başkanı Yusuf Karaaslan, çiftçiler ve vatandaşlar katıldı.
KARAASLAN: NE TEKLİF GÖTÜRSEM BANA OLMAZ DEMEDİ
İzmit Ziraat Odası Başkanı Yusuf Karaaslan, “Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanımız Tahir Büyükakın’a bugüne kadar ne teklif götürsem bana olmaz demedi. Bazen ekonomik dalgalanmalara rağmen ‘ne yapabiliriz?’ diye düşündü. Kendisine verdiği desteklerden dolayı teşekkür ederim” dedi.

BÜYÜKAKIN: BU TOPRAKLARIN EKİLMEYE DEVAM ETMESİ LAZIM
Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, programda yaptığı konuşmada, “Burada size ne yaptığımızı anlatmanın bir anlamı yok. Çünkü buradakilerin bir kısmı yararlanıcı ne aldığını biliyor. Sizlere ana yaklaşımımızı anlatacağım; bizim bu topraklarımızın ekilmeye devam etmesi lazım. Güvenlik nasıl önemliyse gıda da onun gibi stratejik bir güvenlik meselesi haline geldi. Dünyada kuraklık ve savaşlar nedeniyle yapılan araştırmalarda gıda krizi hep ilk 10’dadır.
“OLAYIN ÜSTÜNÜ ÖRTECEKLERİNİ DÜŞÜNÜYORLAR”
Biz bunları yaptığımızda ise bunu anlamakta zorlananlar, vitrinle ilgilenenler, makyajcılar ‘Ne verdin ki, bir şey yapmadın ki?’ dediklerinde olayın üstünü örteceklerini düşünüyorlar. Daha fazla kaynağımız olsa daha fazla desteklesek. Biz Büyükşehir olarak yapmayalım, destek olalım. Bu anlamda bu konuşmayı yaparken bizi belediye başkanı olarak görevlendiren sizlere de hesap veriyorum.
“MAZOT DESTEĞİNDEN 13 BİN ÇİFTÇİMİZ FAYDALANIYOR”
Belediyenin bir kaynağını bir yere harcadığımızda, başka bir yere o kaynağı ayıramayız. Her şeyi yerli yerine koyarak, önce en lazım olanı yapmamız gerekiyor. Lazım olan da zaten bu. Mazot desteğinden 13 bin çiftçimiz yararlanıyor. Gübre desteğinden ise bunun yarısı kadar çiftçimiz faydalanıyor. Bu destekleri, muhtarlarımızla, kooperatiflerimizle birlikte yaptığımız istişareler sonucunda planlıyoruz. Bu zaten sizin kaynağınız, bu kentin kaynağı. Bu kentin kaynağını halkla istişare ederek harcamak gerekiyor.

“İHTİYAÇLARI ÖNCELEMEK GEREKLİ”
Pandemi döneminde belediyenin asli işi olmayan hizmetleri de yerine getirdik. Gerekirse yol, köprü yapmayız; bütün kaynakları halk için kullanırız dedik. Bu bizim genel yaklaşımımız. Elbette önceden hazırlanmış planlarımız var ama zaman içinde önceliklerimiz değişebiliyor. Tarımda da aynı şekilde, uzun vadeli bakmak gerekiyor. Nereye gittiğiniz belli değilse, serseri mayın gibi dolaşır durursunuz. Ama genel tabloyu görüyorsanız, ona göre yol alırsınız. Bazen muhalefetten eleştiriler geliyor: “Sen buradaki işleri bitirdin de Filistin mi kaldı?” diyorlar. Evet, benim aklımdan Filistin çıkmıyor. Balkanlar da çıkmıyor. Ne derlerse desinler; meyve veren ağaç taşlanır. Bir şey yapıyorsan, konuşulursun. “Yapmıyor” demeleri bile yaptıklarımızın eleştirisidir aslında.
“BİR YANDA ALGI VAR DİĞER YANDA GERÇEK”
Göz boyamak için 3-5 domates fidanı ver, sonra da “tarımı ayağa kaldırdım” görüntüsü ver. Biz öyle yapmıyoruz. Biz bu işleri yaparken, arkadan da takip ediyoruz. Bir yanda “hiçbir şey yapılmıyor” algısı yaratmaya çalışanlar var, diğer yanda ise gerçek var. Öyle bir konuşuyorlar ki, adeta bir “yalan rüzgârı”. Ben onlara cevap vererek harcayacağım zamanı kendi işlerime harcarım. Aksi takdirde onların değirmenine su taşımış oluruz.
“ÇÜNKÜ ÜRETMEMİŞLER”
“Türkiye’yi buğday ithal eden bir ülke haline getirdiniz” diyecek kadar yalan söylüyorlar. Oysa Türkiye’de üretilen buğday tam tersine katma değer sağlıyor. Sadece buğday satmakla, makarna satmak arasında büyük fark var. Buradaki zenginleşmeyi kimse görmüyor, çünkü üretmemişler, iş yapmamışlar. Yaptıkları tek şey algı. Algı oluşturmak kolay tabii.
“KOCAELİ’DE 23 ADET ARITMA TESİSİ ÇALIŞIYOR”
Bizim başka işlerimiz de var. Örneğin Körfez’in altındaki dip çamurunu temizliyoruz. Doğru, ayakkabısını giyene kadar yalan dünyayı dolaşır derler; ona yetişmemiz mümkün değil. Kocaeli’de 23 adet arıtma tesisi çalışıyor. Bu tesislerde çok sayıda iş yapılıyor ama bunun için personel, elektrik, malzeme gerekiyor. Sadece İSU’nun atık su arıtma tesislerinin yıllık elektrik maliyeti 700 milyon lira.
“BU POPÜLİZMDİR”
Popülist bir kafayla memleketini düşünen bir kafa arasındaki farkı anlatmak lazım. Artık yalan ile gerçek arasındaki çizgi kayboldu. Hedef seçtiği 100 bin kişiye bin lira eğitim yardımı vereceğim dese, diğer taraftan da denize atığı bırak, müsilajı sal gitsin. Sonra da “kim temizlemedi bunu?” diye konuş. Bu popülizmdir. Hangisi önde? Denizi temizlemek mi? Evet. Ama pandemi gelir, o zaman vatandaşın ihtiyacını karşılamak öne çıkar. Yapılması gereken işi önceleyenle, yapılması gerekeni sona bırakan kafa arasındaki fark budur. Popülist kafa budur. Yapılan iş ortada, yaratılmak istenen algı ortada. Ananızın ak sütü gibi helaldir. Bu kentin kaynağını, bu kentin insanına kullandırıyoruz. Sizleri bir kere daha topraktan korkmadığınız için tebrik ediyorum. Bu bir milli güvenlik meselesidir” ifadelerini kullandı.
