Günümüzde kalp damar hastalıklarından sonra ölümlerin en sık 2. nedeni kansere bağlı ölümlerdir.. Akciğer kanseri de kansere bağlı ölümlerin önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Öyle ki Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 2018 verilerine göre akciğer kanseri en sık görülen (%11,6) kanser türüdür. Ülkemize bakıldığında ise tüm yaş grupları dikkate alındığında akciğer kanseri erkek cinsiyette en sık (%21), kadın cinsiyette ise en sık 4. (%6) kanser türüdür (Türkiye Kanser İstatistikleri Raporu). Ayrıca Avrupa Kanser Bilgi Sistemi (ECIS)’nin 2023 yılına ait verilerde, akciğer kanseri görülme sıklığı açısından tüm kanserler arasında 4. sırada (%11,6), en sık ölüme neden olan kanserler arasında ise ilk sırada (%19,5) yer almaktadır.
Gerek sağlık okur yazar oranının düşük olması, gerek teknolojik ortamdaki bilgi kirliliği ve gerekse toplum içerisinde halen devam eden yanlış inanışlar nedeni ile akciğer kanserinin tanı ve tedavisinde olumsuz durumlarla karşılaşılmaktadır. Böyle sık gözlenen bir hastalık ister istemez sağlık hizmetleri dışında ekonomik ve sosyal açıdan da yük oluşturmaktadır. Oysa ki akciğer kanseri belli davranışlardan kaçınılarak ve uygun bir yaşam tarzı sürülerek önlenebilecek bir hastalıktır.
Yazı dizimizde akciğer kanserinin sebeplerini, bulgularını, teşhis yöntemlerini, tedavi yöntemlerini ve takip özelliklerini tartışacağız.
