Ticaret Bakanlığı, mağaza veya perakende noktası olmadan kişisel iletişim yoluyla yapılan doğrudan satışlara yönelik kapsamlı bir yönetmelik hazırladı. Düzenleme; yanıltıcı/abartılı tanıtımların önüne geçmeyi, şirketleri kayıt altına alarak denetime açmayı ve iade–cayma süreçlerini sadeleştirerek tüketici haklarını güçlendirmeyi hedefliyor. Sektörde çoğunluğu kadın girişimcilerden oluşan satış ağı için de şeffaf ve adil bir çerçeve getiriliyor
YANILTICI TANITIMA SIKI ÇERÇEVE
Yeni yönetmelik, doğrudan satışta ürün ve hizmetlerin gerçeğe aykırı, abartılı veya eksik bilgiyle pazarlanmasına set çekiyor. Şirketlerin kayıt altına alınmasıyla satış sonrası hizmet (iade, garanti, servis) süreçlerinin izlenebilir ve yaptırıma açık hale gelmesi amaçlanıyor. Tüketici dernekleri, bu adımın “kayıt dışı satış – kaybolan satıcı” şikayetlerini azaltacağı görüşünde.
FİRMALARA SERMAYE VE BLOKE HESAP ZORUNLULUĞU
Tüketici Hakları Derneği (THD) Genel Başkanı Ergün Kılıç, geçmişte doğrudan satış işlemlerinde satış yapan kişi veya şirketin ürünü teslim ettikten sonra ortadan kaybolması ve satış sonrası hizmetlerin verilmemesi gibi sorunlar yaşandığını hatırlattı. Kılıç, “Doğrudan satışlarda ürünler hakkında yeterli bilgi verilmediği gibi bazen yanıltıcı ya da abartılı tanıtımlar yapılıyordu. Yeni yönetmelikle artık bu sorunlara ciddi önlemler getiriliyor. Öncelikle şirketler kayıt altına alınacak, yani denetim yapılabilir hale gelecek” dedi.
Kılıç’a göre en az 10 milyon TL sermaye ve 3 milyon TL bloke hesap şartı, “kısa vadeli kâr” amacıyla sisteme girip kaybolan firmaları eleyecek; dolandırıcılık riskini azaltıp sektörde güveni artıracak.
CAYMA HAKKI 30 GÜN, EKSİK BİLGİDE 1 YILA KADAR…
Kılıç, tüketicinin ayıplı mal veya hizmetle karşılaştığında artık yalnız bırakılmayacağını vurgulayarak, iade–cayma süreçlerinin basitleştirildiğini belirtti. Cayma hakkının 30 güne çıkarılması, özellikle aceleye getirilen satışlarda koruma sağlıyor. Kılıç, bu hakkın “eksik bilgi verilmesi” veya “yanlış yönlendirme” durumunda 1 yıla kadar uzayabilmesinin “çok güçlü bir koruma mekanizması” olduğunu ifade etti.
Şeffaflık vurgusu yapan Kılıç, “Burada dikkat edilmesi gereken bir şey var. İade süreci açık, sade ve kolay olmalı. Eğer prosedür karmaşıklaştırılırsa ya da tüketiciye zorluk çıkarılırsa, bu hak kağıt üstünde kalır ve mağduriyetler devam eder. İyi niyetli firmalarla bilinçli tüketiciler arasında çok daha sağlıklı, şeffaf ve güvene dayalı bir ilişki kurulmuş olur. Bu da hem sektörü büyütür hem de tüketicinin haklarını güçlendirir.” diye konuştu.
“YETKİ BELGESİ” VE DENETİM VURGUSU
Tüketiciler Derneği (TÜDER) Genel Başkanı Levent Küçük, cayma süresinin 30 güne çıkarılmasının tüketici lehine önemli bir adım olduğunu belirterek, “Ayrıca doğrudan satış yapabilecek firmaların yetki belgesi almış olması, bunların faaliyetlerini Ticaret Bakanlığı’nın denetim ve kontrolünde yerine getirecek olmaları hem yenilik hem de tüketiciler açısından olumlu gelişmeler.” dedi.
KADIN GİRİŞİMCİLİĞİNE ETKİSİ
Düzenleme, evden çalışma imkânı arayan veya bakım sorumluluğu bulunan kadınların sisteme güvenle katılabilmesini hedefliyor. Kılıç, “Çünkü doğrudan satış sistemi, özellikle evden çalışmak isteyen, çocuğuna ya da yaşlı yakınına bakan kadınlar için büyük bir fırsat sunuyor… Kadınların sisteme aktif katılması, tüketici işlemleri açısından da bir kalite ve güven unsuru getiriyor.” ifadelerini kullandı.
Ancak tek başına katılımın yeterli olmayacağını belirten Kılıç, eğitim, finansal destek ve rehberlik sağlanmadığında kadınların alt kademelerde düşük gelirle sınırlı kalabileceğini kaydetti. Küçük de, yönetmeliğin “küçük sermaye ile kendi ürettikleri ürünleri pazarlayan” kadınlar için ölçek büyütme fırsatı sunduğunu vurguladı.
TÜKETİCİ İÇİN PRAKTİK SONUÇ: İADE VE PARA İADESİ DAHA ERİŞİLEBİLİR
Yeni çerçeveyle iade ve cayma prosedürlerinin sadeleşmesi, tüketicinin talebini açık kanallardan iletebilmesini ve para iadesinin daha hızlı sonuçlanmasını hedefliyor. Denetim altındaki şirket yapısı, satış sonrası muhatap bulma sorununu azaltarak mağduriyetlerin önünü kesmeyi amaçlıyor.
